The mausoleum was erected by atabek Dzhahan Pehlivan in April 1186 for his mother Momine-Khatun, who is considered with her husband, the first atabek Shams ad-Din al-Deniz (the father of Dzhahan Pehlivan) the ancestors of the Eldegiz dynasty and the founder of the state of Atabeks. The most outstanding landmark Nachchivan is skillfully decorated with a complex geometric pattern and quotes from the Koran. Grand decahedral mausoleum was the real medieval skyscraper reaching 34 meters in height. Today it is only 25 meters high. Each side of the surface is completely covered with exquisitely carved Arab writings in kufic style, styled as geometric patterns. What is more, ornaments of the nine out of ten (sides) are different. Only one repeats itself, on the recess where it was supposed to be an exit. The top of the mausoleum is decorated by a skilful stalactite...
Read moreEski fotoğraflarında türbenin çevresinde başka yapı kalıntıları da görülmektedir. Bunların türbeye ait başka yapılar olduğu düşünülmektedir. Türbenin etrafında bir zaviye ve medresenin de bulunduğu bilinmektedir. Ancak bu zavrye ve medreseden günümüze hiçbir şey ulaşmamıştır. Selçuklu Atabeylerinden llgazi Atabey Cihan Pehlevi tarafından ilk eşi Mümine Hatun için yaptırılmıştır. Türbe girişin üzerinde bulunan küfi kitabesine göre 1186 yılında tamamlanmıştır. Türbenin mimarı aynı zamanda Yusuf bin Kuseyr Türbesi'nin de mimarı olan Ebu Bekir'in oğlu Acemi Nahcivani'dir. Türbe ongen planlı olarak yapılmıştır. Bu plan tipi Selçuklu döneminde özellikle nitelikli yapılar için kullanılmaktadır. Ongen planın her bir yüzü saçak seviyesinin altında üç sıra mukarnaslıdır. Yüzeyler hafifçe içerlek tutulmak suretiyle kavsaralı olarak yapılmıştır. Mukarnas sırasının üstünde turkuaz renkte küfi sırlı çini ile yapılmış bir yazı kuşağı yer almaktadır. Bunun üzerinde mukarnaslı bir saçak devam eder. Cenazelik katı çok derine inmez. Yapının temeli ve cenazelik kab kırmızı renkli tüf taşından yapılmıştır. Yapının batı yüzünde aynı sırada yerleştirilmiş iki pencere açıklığı yer alır. Benzer pencerelerden bir diğeri ana girişin üzerinde de görülür. Yapı içten kubbeyle örtülüdür. Dış üst örtüsü günümüze ulaşmamıştır. Ancak dıştan da piramidal bir külah ile kapalı olduğu...
Read more• Mümine Hatun Türbesi ve Açık Hava Müzesi: Bölgenin önemli eserlerinin sergilendiği, koç heykelleri ve taş kitabelerle dolu bu kompleks, tarihe yolculuk yapmak için ideal. BİR NEHİR İKİ ŞEHİR: Iğdır ve Nahçıvan'ın Koç Heykelleriyle Yazılan Ortak Hikayesi! Yolunuzu mutlaka Iğdır'a düşürün, çünkü bu şehir sadece kendi güzellikleriyle değil, aynı zamanda size komşu Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin kapılarını da aralıyor. Sadece 70 km ötenizdeki Nahçıvan, tarih, doğa ve kültürün iç içe geçtiği, Aras Nehri'nin iki yakasını süsleyen büyüleyici bir durak. Aras Nehri, adeta bu iki şehrin can damarı; bir yakası Iğdır'ı, diğer yakası ise Nahçıvan'ı kucaklıyor. Peki, Iğdır ve Nahçıvan'ı birbirine en çok ne mi bağlıyor? Her iki şehrin de sembolü olan koç heykelleri! Iğdır'ın köylerinde olduğu gibi, Nahçıvan'a vardığınızda da yol boyunca bu kadim semboller size eşlik ediyor. Nahçıvan şehir merkezinde ise adeta bir koç heykelleri diyarı sizi bekliyor; yüzlerce koç heykelinin yanı sıra, kaldırım taşları bile koç figürleriyle bezenmiş durumda. Oğuzlar Türklerinden kalma bu ortak simge, iki şehrin kadim bağlarını ve zengin kültürel miraslarını gözler...
Read more