Ihlara Vadisi
Hayatım boyunca gördüğüm en güzel doğal alanlardan biri. Kastamonu’daki Vala ve Horma Kanyonu’nu dahi gezmiş biri olarak bu kadar etkileneceğimi tahmin etmezdim. Bunun en önemli sebebi vadiye giden yolun uçsuz bucaksız olması. Yazın vadinin içinden geçen ufak çayda yüzmeyi hayal ettim gezi boyunca. Tur işleri hayli hareketli ve hızlı olduğu için bu vadiyi belirli bir hızda dolaşmanız gerekiyor, zira kalabalık bir grupla karşılaşma ihtimali var.. Biz de ara sıra dinlenerek, ara sıra haldır haldır koşturarak güzellikleri içimize sindirmeye çalıştık. Hal böyle olunca ayaklarımın haşatı çıktı, ben de en bizden olan davranışı sergiledim.. Ayakkabımı ve çorapları çıkartıp uygun bir köşeden ayaklarımı suya soktum.. Aman Allah’ım o nasıl soğuk bir su.. İnsan kendisini (en azından ben) Erciyes’teki Tekir Yaylası’nda Aksu’da serinlerken hissettim. Uçsuz bucaksız bozkırın ortasında bir cennet. Etrafta bir tane ağaca rastlayamazken yemyeşil vadinin ortasında akan çay. Doğal güzellikleriyle trekking imkanı sunduğu kadar eski kiliseleriyle de insanın tarihi açlığı gideren bozkırın ortasındaki cennet Ihlara Vadisi. İçindeki kiliseler ise oldukça zarar gördüğü halde yine de gezip görülmeye değer.. Tabii ki toz duman arasında klise içerisinde fazla duramıyorsunuz. Burası Melendiz çayının sesi eşliğinde doğanın sesini dinleyerek, saatlerce yürüyüş yapabileceğiniz, oturup dinlenebileceğiniz bozkırın ortasındaki bir cennet . Ihlara Vadisi’ne girişi Belisırma köyünden yaptık, böylece 400 adet merdiveni inip çıkmak zorunda kalmadık. Mutlaka görülmesi gereken güzellik. hele de güneşli bir günde, kelebekler size eşlik ederken, melendiz çayının huzur veren sesiyle, kaç km yürüdüğünüzü fark edemiyorsunuz. Tam anlamıyla bir açık hava müzesi. Böyle heybetli bir kanyonda doğa yürüyüşü yapmak harikulade bir his, yürüyüş parkuru içinde yaklaşık 4 km sonra akar su üstünde bir çay bahçesi var. Burada, çayın ortasına ağaç kütüklerinden tabureler yapılmış. Taburelere oturup ayağımı soğuk suya soktum, hanım çayını, ben de biramı yudumlarken, sanki kendimizi 5 - 10 yaş gençleşmiş hissettim. Bir hafta süren Ihlara Vadisi tatilimizde en fazla keyif aldığım, huzura erdiğim mekan galiba bu çay bahçesiydi, tabii Continent Hotel Kapadokus’un hamamını saymazsak. Kaplıca olmadan yapılan bir Ihlara Vadisi turu kesinlikle eksik kalmış bir turdur. Buraya gelince muhakkak şifalı sulardan doya doya yararlanmak gerekir. Zira hayat bir süreliğine de burada...
Read moreIhlara vadisi meşhur ve çok güzel bir yarüyüş parkuru. Yaşınız ve yürüyüş kapasiteniz önemli. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak müze kart almış olarak gitmenizi öneririm. Bakanlık bilet bedeli tahsil etmek dışında çok az hizmet veriyor. Yürüyüş yollarının güvenliği minimal düzeyde sağlanmış. Bilgilendirme tabelaları çok eksik. Bu konunun acilen düzenlenmesi gerekiyor. Parkur uzun ama bu konuda hiçbir tabela ve bilgi bulamazsınız. Dinlenme ihtiyacınız olacaktır. Sağa sola oturabilirsiniz. Yer yer banklar konulmuş. Az sayıda çöp kutusu var o kadar. Kaç km geldiniz nereden çıkış var çıkışa kaç km kaldı belli değil. Kendinizi ayarlamalısınız. Gidişinizin dönüşünü de göz önüne almalısınız. Suyunuz yeterli olmalı. Kısaca şunu söylemeliyim. Bir milli park olarak çok az gayretle çok daha iyi hale getirilebilir....
Read moreIhlara Vadisi gerçekten gezilip görülesi bir yer olduğunu düşünüyorum. Tabi bu benim düşüncem. Taş toprak olarak düşünenlere tercih etmem. Fazla vaktimiz olmadığı için vadi içerisinde fazla ilerleyemedik. Ama vadi içerisinde serin ve ağaç gölgeleri içerisinde yürüyüş yapmak çok güzel. Vadi boyunca vadi yanlarında tarihi mekanları görüp incelemek çok eğlenceli. Karanlık yerlere girmek isteyenler için mutlaka el feneri tavsiye ederim. Telefon ışığı yeterli gelmiyor. Çünkü benim gördüğüm yerlerde ışıklandırma yoktu. Daha ilerideki kiliselerde durum nasıl bilmiyorum. Uzun bir yürüyüş güzergahı vakti olanlar için rahat bir ayakkabı ve su yiyecek almanızı...
Read more