Aşıklar Şelalesi; Efsane; tanrının, sonsuza kadar ayrılmasınlar diye şelaleye dönüştürdüğü iki sevgiliyi anlatıyordu. Yola çıktığımızda öğle olmuştu, ilk molamızı Aliağa kavşağını geçip yokuş aşağı inerken sağda yer alan Karadeniz Sofrası'nda verdik. Daha önceden bildiğimiz için hemen kavurmalı kaşarlı (onlar kelle peyniri diyor- kaşarın akrabasıymış) pide söyledik. Tekrar yola çıktık ve Dikili Gökçeağıl köyü tabelasından sağa girip 7 km gittikten sonra Nebiler köyüne ulaştık. Şelaleyi henüz görmeden; karşınıza, bir restoran çıkıyor. Gözleme, çay, ayran, köfte vb. alternatifler var. Şelaleye inmek için bu restoranın içinden geçip sağ taraftaki merdivenlerden aşağı inmeniz gerekiyor. Merdiven 86 basamaktan oluşuyor ve oldukça dik, bu diklik yüzünden 2 tane mola verme yeri de yapılmış. Aşağı indiğimizde, Aşıklar şelalesi ile karşılaşıyorsunuz ve suların döküldüğü yerde oluşmuş minicik bir dev kazanı ile. Burada renkli piknik masaları var.Şelalenin karşısında bir şeyler atıştırıp, kahve içebilirsiniz, hatta genç bir erkek garson falınıza bile bakıyor. Şelaleden tekrar yukarı çıkıp yürümeye başladığınızda karşınıza dilek ağacı çıkıyor, henüz kağıt veya ıslak mendiller bağlanmış ama ben inanıyorum bir gün renkli tülbentler de bağlanacak o dallara..devam ederseniz içinden su çıkan bir mağara (ağlayan mağara) çıkacak karşınıza, içerisi karanlık ve su ile dolu, ayrıca yürüyüş için sandalet giyilmeli zira bolca ayaklarınız ıslanacak. Mağaranın yanından yürümeye devam edip ağaçların, çeşitli bitkilerin ve çiçeklerin arasından geçip iki farklı şelaleye daha ulaşacaksınız ( Ece ve Sümeyra Çağlayanları) Akan sular şelale etrafında genişçe bir havuz oluşturmuş, isterseniz mola verip yüzebilir, bol bol fotoğraf çekebilirsiniz. Doğal bir ortamda güzel bir hafta sonu geçirmek isteyenler için tercih edilebilecek bir yer. Aşıklar şelalesi, çevresindeki mağaralar, yaşlı ağaçlar ve büyüleyici ortam size büyük bir doğa keyfi ve huzur verecek. Buradaki parkur yaklaşık 1300 metre ve sürprizlerle dolu güzel bir doğa yürüyüşü vaadediyor...
Read moreIf you're looking for a charming adventure tucked away in the woods, this small waterfall is a must-visit. The journey to reach it is just as rewarding as the destination. The path is about 800-1000 meters long and meanders through a serene, shaded forest, making the trek comfortable even on sunny days.
While the walk involves a bit of climbing, it's not overly strenuous, and the well-trodden path is easy to navigate. Upon arrival, you're greeted by a beautiful, small waterfall with a clear pool perfect for a refreshing swim. This hidden gem offers a delightful and memorable experience for all...
Read moreGiriş 15₺, aracınızı rahatlıkla park edebiliyorsunuz. Park yerinin hemen önünde restoran cafe tarzında bir işletme var. Fiyatlar oldukça uygun, lezzet de ona göre. Michelin yıldızı beklemeyin. 🙂 Orta karar bir işletme.
Buraya gelirken muhakkak yanınızda deniz ayakkabısı olsun, öyle terlikle falan geleyim derseniz ayak bileğinizi kırmanız ya da ciddi burkulma sorunu yaşamanız muhtemel. Eğer parkur sonunda şelale havuzuna da girmeyi düşünüyorsanız mayonuzu giymiş olun.
Restorandan çıktıktan sonra 2-3 dakikalık bir yürüyüşle ağlayan mağaraya ulaşmanız mümkün. Bu parkur hayli kolay, çocuklarla dahi geçebilirsiniz.
Ağlayan mağara doğal bir oluşum, mağara tavanından damlayan sular yüzünden bu isim verilmiş. Suya erişmek için mağara tavanını delip yere doğru ilerleyen ağaç dalları gerçekten ilginç.
Buradan sonra devam etmek için kesinlikle deniz ayakkabınız ve mayonuzu giymiş olun. Performansınıza göre 10 dk ile 20dk arasında tamamlayacağınız bu parkur sonrası Ece Şelalesine ulaşacaksınız.
Manzara muhteşem, girmek isteyen doğal oluşum havuza da girebilir. Benim tavsiyem bunu yapacaksanız da sabahın erken saatlerinde yapmanız. Sonrasında ortalık curcuna yerine dönüyor.
Dönüş yolunda yokuş aşağı gideceğiniz için daha hızlı olacak. Ancak sakatlanmaların çoğu inişte olur, o yüzden ekstra...
Read more