1/5: Bayat et, hijyen eksikliği ve ciddi sağlık riski
Bu mekânda yaşadığımız yemek deneyimi, açıkça bir sağlık skandalıydı. Sipariş ettiğimiz cağ kebapları sinirli ve fazlaca yağlıydı. Daha da vahimi, çalışanlar bazı etlerin bir önceki günden kaldığını ve ertesi gün servis edildiğini açıkça ifade etti. Bu kabul edilemez. Gerçekten de, yemekten sonra ailece ciddi mide bulantısı ve sindirim sorunları (kokulu ishal vs.) yaşadık. Bu olayın kaynağının bayat ve uygun olmayan koşullarda saklanmış etler olduğunu düşünmek hiç de uzak ihtimal değil.
Hijyen koşulları son derece yetersizdi: Masalar temiz değildi, çevremizde sürekli sinek vardı ve servis ilgisizdi. Lavaş bayat ve tatsızdı, yanında getirilen domates-soğan tabağı ise hem çok azdı hem de özensizdi. Lezzet adına da hiçbir şey yoktu. Tekrar istediğimizde duymazdan geldiler.
Tüm bunlara rağmen, bu kaliteye bir şiş için 225 TL gibi ağır bir ücret talep ediliyor. Bu mekân, geçmişte sahip olduğu itibarı tamamen tüketmiş; şu an ne hizmet ne hijyen ne de lezzet açısından en temel beklentileri bile karşılayamıyor.
Eğer bu yorumu okuyorsanız, sizi uyarmak isterim: Bu mekânda yemek yemek sadece paranızın değil, sağlığınızın da riske atılması demektir. Daha güvenli ve temiz alternatifleri tercih edin.
1/5: Reheated meat, poor hygiene, and a serious health concern Our dining experience at this restaurant turned into what can only be described as a serious health incident. The cağ kebabs we were served were dry, gristly, and rubbery. Most alarmingly, the staff openly acknowledged that some of the meat was left over from the previous day and re-served. This is simply unacceptable. Unsurprisingly, multiple members of our family suffered nausea and digestive problems later that evening — likely a direct result of poor food safety practices.
The hygiene standards were extremely poor. Tables were not clean, flies hovered around us throughout the meal, and the service was indifferent. The lavash was stale, and the tiny tomato-onion garnish plate was clearly thrown together without care. There was no sense of quality or hospitality.
Despite all this, the restaurant charges 225 TL per skewer, which is outrageous given the conditions. This place may have once had a good reputation, but that is long gone. Today, it fails to meet even the most basic standards of hygiene, flavor, or professionalism.
If you're reading this, take it as a clear warning: dining here means risking not just your money, but your health. There are far better — and safer —...
Read moreAkşam saat 21:00'e doğru Gebze güzergahından İzmit'e doğru giderken yolumuzu değiştirerek buraya uğradık. Bayağı tenha yollardan geçerek kapanış vaktine yakın bir saatte restauranta ulaştık. Kapıdaki elemanları önce cağ kebaplarının bittiğini söylediler. Tam arabamıza binip dönecekken iki kişi daha alabileceklerini söyleyerek bizi restauranta tekrar davet ettiler. İçeri girdiğimizde cağ kebaplarını şiş olarak servis yapmayacaklarını tabakta döner gibi servis edeceklerini söylediler biz de itiraz etmedik. 1 Tam ve 1 yarım porsiyon sipariş ettik. Etleri oldukça boldu. Yarısını bile bitiremedik. Kalanını paket yaptık. Ancak etlerini beğenmedim. Tabakta soğuk ve yağları donmuş bir döner yedik. Etlerin çok kalın kesilmesi ve bazı kısımlarının çiğ olması iştahımızı kesti. Belki normal bir vakitte gitseydik daha iyi bir cağ kebabı yiyebilir miydik bilemiyorum. Biz maalesef kötü bir deneyim yaşadık. Fiyatları da çok pahalı. Tam porsiyon 800 TL, Yarım porsiyon 600 TL. (28.02.2025 tarihli fiyatıdır). Gramaj olarak düşünürsek fiyatları normal olabilir. Çünkü bir porsiyonları yaklaşık 400-500 gram civarına denk geliyor. Yeme konusunda fazla iştahlı biri değilseniz tam porsiyon yerine yarım porsiyon almanızı öneririm ki onu bile bitiremeyebilirsiniz. Yarım porsiyonu da yaklaşık 300 gram civarında. Normal bir kişi için şiş olarak 2 şiş yeterli olur. Siparişimiz geldiğinde porsiyonun büyüklüğünü görünce garsona bunun kaç şişe denk geldiğini sordum. Tam porsiyonun 4 şiş, yarım porsiyonun da 3 şişe denk olduğunu söyledi. Yani tam ve yarım porsiyon arasında gramaj olarak çok bir fark yok. Her ikisini de yemesi normal olan bir kişinin bitirebilmesi çok da mümkün değil. Bu yüzden gidecek olanlara tavsiyem porsiyon yerine 2 şiş almaları daha makul olur. Cağ kebabının 1 şişi 200 TL. gramajı da yaklaşık 100 gram civarında. Bir de bizim gibi geç vakitte gitmemenizi öneririm. Mekan çok kalabalık olduğundan garsonlar masalarla yeteri kadar ilgilenemiyorlar. Mekan temizlik bakımından da çok kötü. Masalar, yerler ve lavaboları çok pasaklı. Binlerce kişinin her gün yemek yediği koskoca restaurantta tek bir lavabo var. Aynı anda iki kişi elini yıkayamıyor. Kullanılmış peçeteler ağzı açık çöp kutusundan taşarak yerlere dökülmüş. Kısacası temizlik, tertip düzen bakımından çok...
Read moreÖn Not: 7 ay önce oluşturduğum değerlendirmemi yeni fotoğraflar ile güncellemek istedim. İki tarih arasında değerlendirmelerimi değiştirecek bir fark gözlemlemediğim için metni aynen koruyorum.
Edo, özel olarak işiniz düşmemişse veya birisi tarafından önerilmemişse bulmanızın pek de olası olmadığı bir yer. Gebze'de Nakliyeciler terminalinin içinde ve ilçenin kalanından kopuk bir lokasyonda yer alıyor. Hemen önünde paralı bir park yeri var (güncel ücret 50 tl), park yeri de haliyle kalabalık fakat sirkülasyon yüksek olduğu için yer bulmak çok zor değil. Aile olarak gitmek için çok uygun bir ortam olduğunu söyleyemem. Temizlik de minimum kabul edilebilir seviyede.
Doğrudan cağ kebabı satıyorlar ve menüde başka bir şey yok. Kocaeli'nde ikamet eden nüfus içinde Erzurumlular yerlilerin ardından en kalabalık topluluk. O yüzden cağ kebabı bulmak için Gebze fena bir yer değil. Edo da bu grupta bir mekan ve satılan et miktarı açısından en büyük yer. Etleri odun ateşinde pişiriyorlar. Restoran kalabalık bir yer olmasına rağmen sizi samimet ile dinliyorlar ve eti dilediğiniz şekilde kesebiliyorlar. İşin büyük ölçeğine rağmen uzun zamandır etin kalitesini muhafaza edebilmiş olmaları da çok güzel. Ben şimdiye kadar hep sulu ve düzgün pişirilmiş cağ kebapları yedim. Etleri prensip olarak tartmıyorlar ama porsiyonları gerçekten doyurucu.
Olumsuz olarak değerlendirdiğim noktalar da şöyle: Getirdikleri lavaşlar genelde soğuk ve çok taze olmuyor, zaten dışarıdan aldıkları hazır lavaşları veriyorlar. Doğranmış domates ve soğan da önünüze epey beklemiş olarak geliyor (dolapta açık olarak muhafaza edilmiş domates ve soğanın kendine has tat ve doku değişimini hissetmek kolay). Yoğurtları ikram değil ve ne kadar yoğun/özel olduğunu göstermek için servis etmeden güveci baş aşağı çevirip dökülmediğini gösteriyorlar. Öte yandan bence çok özel bir yoğurt değil. İçecek menüsü de sınırlı, örneğin kola veya asitli meşrubatlar yok. Şalgam olarak sadece Doğanay bulunması ise büyük hayal kırıklığı. Açık ayran da yok ve Yörsan, SEK gibi markaların ürünlerini servis ediyorlar. Söylemeye gerek yok ama alkol de yok.
Derdiniz et ise bence denemeye değer bir yer. Beklentilerinizi çok yüksek tutmazsanız mutsuz kalkmanız düşük...
Read more