Kyaenai Antik Kenti Likya dilindeki adı bilinmeyen kentin halen kullanılan ismi, Xanthos gibi Grek kökenlidir ve “koyu mavi” anlamına gelir. Köylüler bu kayalıklara “çınlayan kayalar” diyor.
Kentte bulunan Likya dili ile yazılmış kitabeler, Kyaenai’nin en azından MÖ 1000’li yıllardan beri iskân edilmiş olduğunu ortaya koymaktadır. Yüzey araştırmaları sırasında Erken Tunç Çağı’na tarihlenen taş balatalar bulunmuştur.
Likya Birliği sırasında “Lykion Ku” ibareli sikkelerini tanıdığımız Kyaenai, özellikle Roma egemenliği altındayken büyük bir gelişme göstermiştir. Piskoposluk merkezi olarak kilise kayıtlarında ismine rastlanan kentin, akropoldeki Doğu Roma kalıntılarından bu dönemde (MS 5-6. yüzyıllar) oldukça küçülmüş önemli bir merkez olarak varlığını sürdürdüğü ve 10. yüzyılda terk edildiği anlaşılmaktadır.
Şehri üç yönden çevreleyen surlar üzerinde bulunan üç kapı girişinden kuzey ve batıdakiler hala görülebilir durumdadır.
Akropol içinde muhtemelen kütüphane, hamam, tahıl ambarı, anıtsal çeşme ve sarnıçlara ait kalıntılar ile mezar odaları, sütun ve mimari parçalar bulunmaktadır. Yoğun bitki örtüsü bu kalıntılarla ilgili bilgi sahibi olmayı zorlaştırmaktadır. En dikkat çeken kalıntılardan biri, batı kapısının yakınında sandukasında ve kapağında birçok kabartma yer alan MÖ 4. yüzyıla ait bir lahdin bulunduğu heroondur.
Caveası (oturma bölümü) doğal meyile oyulmuş çift diazomalı tiyatro, sahne binası (skenesi) muhtemelen güney yöndeki doğal görüntüyü engellememek için yüksek tutulmamıştır. Diazomanın en üst kısmı koltuk şeklindedir. Oturma kademelerinin zeminine üçer metre aralıklarla açılmış delikler seyircileri güneş ve yağmur gibi etkenlerden korumak için gerilecek olan tenteyi taşıyacak ahşap ayaklar içindir. Cavea duvarı poligonal bloklardan örtülmüştür.
Akropolün doğu tarafındaki nekropol sahası, sarp uçurum şeklindeki güney yamacına kadar yayılmış birçok lahit içermektedir. Akropolün güneyindeki sarp kayalıkta tek ion sütunlu, in antis tapınak cepheli kaya mezarı ile birlikte birçok kaya mezarı ve kabartmalı Likya yazıtlı lahit bulunmaktadır. Ayrıca güvercin tipi denilen kaya mezarları da mevcut hepsi hemen hemen aynı dönemde yapılmış farklı olmalarının sebebi maddi durumdan kaynaklı denilebilir. Likya bölgesinde en çok lahit bulunan ören yeri olduğu için "Lahitler Kenti" olarak da anılmaktadır. Doğu Roma döneminde artan yapılaşma en belirgin göstergesinin kentteki 6 adet kilise olduğunu söylemek mümkündür.
Büyük Kaya Kutsal Sunağı, Anadolu'nun kendi yerel tanrı daha çok tanrıçalarına adandığını biliyoruz. İon Tapınağı tipinde üçgen alınlıklı cephe düzenlemesinin uygulandığı tek sütunlu kaya mezarı iki katlı mezar odasına sahiptir. Üst katın mezarı yaptıran Perpenesis ve karısına, alt katının ise akrabalarına ait olduğu yazıtından bilinmektedir. Eski helence olan kitabesinde mezarlık görevlisi olan Mindis onayı olmadan mezarın açılamayacağı ayrıca belirtilmiştir.
Kent merkezindeki anıtsal yapı kalıntılarının çoğu özellikle İmparator Antoninus Pius'un kente yaptığı yardımlarla ilişkilidir. Kentteki büyük hamam yapısı da ona adanmıştır. M.S 141 depremi sonrasında yazıtlar aracılığıyla dikkat çeken ünlü bir Kyaenaili hayırsever Grammateus meclis başkanı likyark iasondur. Birçok Likya kentinin gelişmesinde ve deprem sonrası yaraların sarılmasına katkıda bulunmuş olan İason buna istinaden 16 Likya şehri tarafından yazıtlarla onurlandırılmıştır. Kentteki bu hayırsever adına tabula ansata içine yerleştirilmiş özenli yazıt dikkat çekicidir.
Yüzey çalışmaları dışında detaylı kazı çalışması yapılmadı.Hemen antik kentin yamacında 6-7 tane ev, 1910 lere kadar iskan edilmiş. Belki de son...
Read moreOne of the best antic cities I visited in Turkey:)
Really huge, a lot of buildings, spectacular views and great hiking
Also free entrance and very few people
But I must say it was a bit tricky to find the place
I attached the map screen to the review.
So, about the path to ancient city (blue circle) using the map screen symbols:
We did the full green circle path (around 8000 steps), but I wouldn't recommend repeating it, if you don't want tricky hiking with a lot of uncertainty. But we did it with my 60yo parents and they were in flip flops😂 So you can try.
We left the car near Yavu mosque, but it was possible to drive directly to the ancient city (blue circle). The path is in purple.
The main point is the amphitheatre and it is depicted with a green dot. It...
Read moreKöyün içine gidin ve caminin hemen karşısında aracınızı bırakın. Tam orada 1 kişilik portatif WC de var ücretsiz...Hemen karşınızdaki levhada Kyaneai yazıyor (Kaş tarafından gelenler görebilir,Demre tarafından gelenler levhanın ensesini görür). Yol boyunca yaklaşık 200m gidince asfalt yol bitiyor. Köylüler yolu bildiği için,dut ağacının dibinden sola yukarıya tırmanın,varırsınız diyorlar. Biz tırmandık (yaklaşık 40 dakika) ve aynen geri indik. Yer yer antik merdivenimsi taşları görünce,bayağı ümitlenmiş ve doğru yolda olduğumuzu düşünmüştük. Yaklaşık 1 km kadar dik bir tırmanıştan sonra düzlüğe çıktık. Ancak tepede boş meydanımsı kırık taş zeminli alanlar ve 20-30 dağınık lahit var. Hiçbir yön levhası yok. Kaybolmak çok kolay. İnsan nereye gideceğini bilmiyor. Biz de aynı yoldan tekrar köye indik. Ondan sonra köyden sonra yukarıya devam eden yolu yukarıya doğru 20-25 dakika yürüdük. Bu yolu,Antalya Müze yetkilileri,bazı lahitleri müzeye taşımak için yapmışlar. Arazi araçları çıkabilir ama normal binek araçların lastiklerine yazık. 20 dakika kadar yolu yukarıya yürüyünce,yol sağa ve sola ayrılıyor. Bu ayrımda tam karşıda ise iki taş duvar arasından geniş bir taşlık meydana çıkılıyor. İşte en önemli yol ayrımı burası...Aşağıdaki köyden yukarı gelmiş Siz,160° sola doğru kıvrılan kırmızı toprak yoldan gideceksiniz. Sakın düz olarak veya sağdaki beyaz rampa yoldan devam etmeyin. Eğer bu soldaki doğru yola girerseniz,yaklaşık 10-15 dakikalık bir yürüyüş, Sizi yolun bitiminde tiyatronun önüne getirecek ve o mükemmel manzaranın keyfine varacaksınız. Tiyatronun hemen önünde de 3-5 güzel lahit var... Bence en kolay yöntem bu...Yukarılara kadar keçi yollarını bilinçsizce ve belkide boşuna tırmanmaktansa,sonucu kesin olan yolu seçmek en mantıklısı. Hem arabanız zarar görmez,hem Siz stres yaşamazsınız,hem de kaybolma riskiniz,ya da eliboş dönme riskiniz sıfırlanır. Dönerken de harika bir manzara keşfetmiş olmanın keyfiyle,mutlu mutlu aynı yoldan aşağı yürürsünüz. Bu yol için normal spor ayakkabiları yeterli olur. Gidiş,mest oluş,tadına varış ve dönüş için toplam 2 ya da 2,5 saat diye...
Read more