Visiting the tomb of Yunus Emre in Eskişehir is both a deeply spiritual and culturally enriching experience. Set amidst a serene landscape, the site is a beautiful place that resonates with the timeless teachings of love, humility, and unity. For Turks and Muslims, it is regarded as a cultural and religious duty to visit this sacred place, paying homage to one of the most celebrated figures in Turkish history.
Yunus Emre (c. 1238–1320) was a revered Sufi poet and mystic who profoundly influenced Turkish literature and spirituality. He was a disciple of the great Sufi master Tapduk Emre and spent 40 years immersed in spiritual training under his guidance. Yunus Emre’s poetry, inspired by divine love and the essence of human existence, is characterized by its simplicity, emotional depth, and universal appeal. Unlike his contemporary Rumi, whose works were more esoteric, Yunus Emre brought mysticism to the common people through his straightforward and heartfelt verses in the Turkish vernacular.
His legacy continues to inspire generations, emphasising themes like love for God, humility, and the oneness of humanity. Yunus Emre’s influence extends far beyond his era, shaping Turkish mysticism and even inspiring the poets of the Turkish literary renaissance in the 20th century.
A visit to his tomb in Eskişehir is not just a journey to a historical site but a pilgrimage to a place where the ideals of love and spirituality still thrive. May his teachings continue to guide hearts and illuminate...
Read moreYunus, Âşık Yunus veya Yunus Emre (1240-1320), Anadolu sahasında yetişmiş Türk şair ve mutasavvıf 13. yüzyılın son yarısı ve 14. yüzyılın başlarında yaşamış Türkmen bir derviş olan Yunus Emre, Anadolu'da Türkçe şiirin öncüsü sayılır.
Tarihî şahsiyeti hakkındaki bilgiler yetersiz, hatta birbirini yalanlayıcı nitelikte olmakla birlikte biraz da menkıbelere karışmıştır. Yunus Emre hakkında biyografik bilgi veren velayetnameler ile manzum şiirler dışında temel kaynak bulunmamaktadır.
Yunus Emre, 1240 yılında Sarıköy'de doğmuştur. Şiirlerindeki bilgilerden evli ve çocuk sahibi olduğu, İsmail adında bir oğlunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar ümmi olduğu söylense de tasavvuf yoluna girmeden önce iyi bir medrese eğitimi almış olması olağandır. İyi derecede Farsça, Arapça bildiği söylenebilir. Fuat Köprülü, Yunus Emre'nin, "Mevlâna'nın Farsça şiirlerinden zevk alacak kadar" İran edebiyatını bildiğini söylemektedir. Bazı beyitlerinden Maraş, Kayseri, Tebriz, Nahcıvan, Yukarı Azerbaycan, güneyde Bağdat ve Şam'ı dolaştığı anlaşılmaktadır.
Tapduk Emre, Yunus Emre'nin mürşididir. Yunus, bu gerçeği divanının 17 ayrı beytinde dile getirmiştir. Tapduk Emre, Yunus Emre'yi Nallıhan'daki zaviyesinde yetiştirmiştir.
Yunus Emre, resmî yazışma ve edebiyat dilinin Farsça olduğu, ilmî eserlerin Arapça yazıldığı bir dönemde yetişmiş bir geçiş dönemi şairidir. Bu yüzden eserlerinde yerine göre Türkçe, Arapça, Farsça sözler kullanmış, hatta bazen üç dilden de sözcükler kullanmıştır.
Yunus, 13. yüzyılda Anadolu sahasında Oğuz Türklerinin konuşup yazdığı yazı dilinin en önemli temsilcisidir. Eski Anadolu Türkçesi de denilen bu şivenin oluşumunda; kullandığı kelime ve ifade kalıpları, mecazlar ve terimlerle Türkçenin edebîleşmesi yolunda bir dönüm noktası olmuştur. Şiirlerini genel olarak hece ölçüsüyle yazmakla birlikte, hece ölçüsüne uyan aruz vezinleriyle de şiir söylemiştir. Tek heceli dil olan Türkçe ile aruz vezni uyum sağlamadığından ister istemez aruz hataları oluşmuştur. Kimi zor kavramları Türkçe kelimelerle rahatlıkla ifade edebilen Yunus Emre, bu özelliğiyle kendisinden sonra yetişecek şairlerin öncüsü olmuştur.
Yunus, Türk dilinin kaderini değiştirmiş, gelecek asırlara damgasını vurmuş, aradan geçen yüzyıllarla bilinirliği daha da artmış büyük bir sufidir. Onun yaşadığı asırda başlattığı millî tarz, takipçileriyle gelişerek sürmüştür.
Yunus Emre'nin Risâletü'n-Nushiyye adlı tasavvufi bir mesnevisi ile Dîvân'ı Türkiye Türkçesinin en önemli metinleri olarak kabul görmektedir. Mısralarında kendisini "Şairler kocası" veya "Âşık Kocası" ibareleriyle tanıtan Yunus Emre, yaklaşık 1320 yılında, 82 yaşında ölmüştür. Ancak, nerede defnedildiği kesin olarak bilinmemektedir. Yunus'tan bahseden çeşitli kaynaklar, Sarıköy'de yattığını söylemektedir.
UNESCO, Yunus Emre'nin yaklaşık 750. doğum yılı olan 1991 yılını "Uluslararası Yunus Emre Yılı" ilan etmiştir.
Bir nazarda kalmayalım Gel dosta gidelim gönül Hasret ile ölmeyelim Gel dosta gidelim gönül
Bu dünyaya kalmayalım Fanidir aldanmayalım Bir iken ayrılmayalım Gel dosta gidelim gönül..
Allah...
Read moreEskişehir Mihalıççık İlçesi'ne bağlı Sarıköy'de bulunan Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi öne çıkmaktadır. Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi, Eskişehir ilinin 115 kilometre doğusunda bulunuyor. Araç ile ziyarete gelmek isteyenler için Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi'nin Eskişehir-Ankara demiryolunun güneyinde kaldığını belirtmek isterim
Eskişehir'de bulunan Yunus Emre Türbesi'ni ziyaret etmeyi düşünüyor iseniz her gün 09.00- 17.00 saatleri arasında bu manevi değeri yüksek türbeyi ziyaret edebilir, Yunus Emre'nin ruhuna dualar bağışlayarak, Yunus Emre'ye olan sevgi, saygı ve özleminizi dile getirebilirsiniz.
Yunus Emre Türbesi Hakkında Bilgi
Yunus Emre'ye ait olduğu düşünülen ilk mezar 13. yüzyıl dönemindedir. Eskişehir ilimizin eski adı ile Sarıköy yeni adı ile Yunus Emre Beldesi'nde 297. parsele kayıtlıdır. Bu anıt mezar, daha sonra podyum üzerinde ikinci bir mezara, en son olarak ise Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından mermer üzeri işlemeli lahit üzerine yerleştirilmiştir. Lahit, yapı olarak birbirine kemerle ile bağlantılıdır. Etrafı açık olan anıt mezarın orta kısmına konulmuştur.
Anıt mezarın yer aldığı alana, bir cami, şadırvan ve Kültür Evi 1982 yılında inşa edilmiştir. Kültür Evi'nde kurulan müze binası ise pencereleri kemerli, giriş revaklı, kesme taştan inşa edilen, tek katı bulunan teşhir salonu ile yönetim odası bulunan özel bir yapıdır. Teşhir bölümünde Yunus Emre zaviyesine ait olan dört tane berat, 2 tane muhasebe koçanı, bir tane muhasebe defteri, iki tane muameleli arzuhal, bir tane "Defter Hane-i Amire Kadı'nın Özü" nün nüshası ile birinci ve ikinci mezarlardan nakil esnasında çekilen fotoğraf kareleri ziyaretçilerle buluşmaktadır.
Yunus Emre Külliyesi ve Türbesi içerisinde Yunus Emre'yi görmek isteyenler için bir Yunus Emre Heykeli bulunmaktadır. Yunus Emre'yi tanıtan eserler ve ünlü şairin dörtlüklerini içeren levhalar ziyaret sırasında karşılaşacağınız kıymetli eşyalar arasında. Anıt mezarın bulunduğu yere yapılan Kültür Evinde kurulan müzede Yunus Emre'nin ilk mezarından arta kalan mimari değeri olan parçalar ve etnografik eserler de yer almaktadır. Müzeyi ziyaret eden pek çok insanın, müzede yer alan Yunus Emre'ye ait eserler ve eşyalar büyük oranda ilgisini...
Read more