Kesinlikle önermiyorum burayı kesinlikle !!! Vedat Milör'ü izleyip iyi bir yer diye düşünüyorsanız önce yorumumu okuyun, sonra gidip gitmemeye karar verirsiniz. Park yeri yok, kaldırıma araba bırakacaksınız ve içeride siparişinizi beklerken acaba aracım çekildi mi diye düşüneceksiniz. Kapıdan içeriye girdiğinizde hemen karşıdaki masa sandalyede etleri, ciğerleri şişleri göreceksiniz, oldukça berbat bir görüntü. Sağ tarafa ilerledinizde içerisi bir baraka, 3 -4 masası olan bir yer, aklınızdan ilk geçecek olan sorular nereye geldim ben? Burası kaçak yapı mi ve gecekondu mu burası diyeceksiniz. Ismi salaş ne bekliyordun diyebilirsiniz. Salaş mekanları da çok severim , işletme sahipleri aynı zamanda esnaf oldukları için salaş yerlerde fiyatlar yüksek olmaz lezzet üst seviyedir, tam fiyat performans yeridir yani. Fakat the salaş böyle bir yer değil. Asıl şoku menüyü istediğinizde göreceksiniz, fotoğraflarda menüyü de ekledim bakabilirsiniz. Baraka içerisinde pejmurde bir yerde olup boğaz manzaralı restorandan bile daha fazla fiyat çeken böyle restorana esnaf falan demem ben. Şis fiyatlari olarak yazıp, fiyatlari küçük gibi göstermiş ama porsiyon olarak düşündüğünüzde oldukca pahaliya mal olacak , gizli zam modelidir bunun adı. Ben blog yazmayı yıllar önce bırakmıştım, bu restoran beni o kadar sinir etti ki sırf bu ve buna benzer işletmecileri insanlara anlatayım diye tekrardan yazmaya başladım. Bu pejmurde yerde pişmemiş hali 40 gramlık pişmiş hali 30 gr dahi olmayan kuzu şişin fiyatı 110 TL, yanlış duymadınız 3 tavla zarı büyüklüğündeki et $3.5. İnsan önce 40 gramlık şiş satmaya utanır sanki altın satıyor, ama işletmecinin kılıfı da hazır, masamıza geldi ve dediki herkes yesin diye tek şiş servis ediyorum dedi, yani dışarıdan birisi gelecek 30 gramlık et yiyecek ve kalkacak sanki, heralde kedi ile karıştırıyor insanları.Abartmadan yazıyorum normal bir restoranın bir porsiyonu burada 8 şişin karşılığıdır. Yani porsiyon şiş kebap 880 TL($28). Menüden kontrol edin etin kilosu ($110)a geli Nusret ile yarışacak tutmayın salaş abiyi. Menüdeki gramaj fiyatina gore en ucuz olan şey Adana kebabı -pişmemiş hali 110 gram pişmiş 80-90 gram yani ortalama bir kebapçının yarım porsiyon gramajı kadar- 250TL. İçli köfte 180 TL($6) !!! Neymiş efendim sakatatla yapıyorlarmış, Yeniköyde boğaz manzaralı Kaşıbeyaz'da 120 TL, Michelin yıldızı almış milyon dolar harcanarak dekore edilmiş, onlarca kişinin çalıştığı Seraf restoran bile daha ucuz; ama salaş abi baraka da sunduğu içli köfteyi altın kaplama olduğunu sanıyor olmalı. Sakatatı çok seven biri olarak sakatatlı içli köfteyi fiyatından bağımsız dahi olsa yemenizi hiç tavsiye etmiyorum . Hesabı ödemek istediğimde kredi kartınin masaya gelmedigini ogrendim, hesabi odemek icin tezgahın arkasına kadar yürümek zorunda kaldım. Inanmiyorum POS cihazı falan çalıştığı yok bide beni uğraştırdılar. Masadan kalkıp çalışmayan POS cihazı ile 2 farklı kredi kartı ile çekmeyi falan denediler. İşletme sahibi birini aradı POS cihazımız çalışmıyor falan diye yalandan sitem etti. 7 yıllık işletme olduğunu daha önce hiç POS cihazı kullanmmamislar , yeni yeni kullanıyorşarmış! Hic inanmadim. Maliyecileri buraya davet ediyorum, gidin bu millete fahiş fiyatla satış yapıp ödemeyi elden nakit yada havale ile alan işletmeyi bir araştırın derim. Günün süprizine bakın , kişi başı ortalama $45 ödediğim barakanın sahibi masamıza gelip mimar olduğundan bahsetti sonra hükümeti eleştirdi, tepede herkes çalıyor falan dedi, ama hesabı elden aldı. Yahu kardeşim başkasını hırsızlıkla suçlayacak en son kişilerden birisin ya. Pardon unutmuştum serbest piyasa vardı değil mi, mesela 30 gramlık şişe 1000TL de yazabilirdiniz değil mi salaş Bey? Gelip yiyen var nasıl olsa, arz talep meselesi değil mi, serbest pazar ekonomisi var değil mi? Sende haklısın ama Her hak helal değildir işte... Keşke bunu öğrenebilseydin. Böyle barakadan bozma bir ortamda Michelin yıldızlı kebapçıdan daha pahalı olup IBAN'a para gönderebilirsin diyen bir işletmeci yeryüzünün en iyi kebabını da yapsa bir daha gitmem, kimseye de...
Read moreÖzellikle Vedat Milor’un bir çok kez tercih ettiğini söylediği ve farklı zamanlar da gittiği halde yine olumlu görüş bıraktığı bir yer olması sebebiyle cumartesi saat 19:00 için rezervasyon yaptırdık. Rezervasyonsuz almayan bir işletme olduğu için ellerinde ki menü stoğunun ona göre hazırlanması gerekir. Hafta sonu akşam hiçte geç olmayan bir saatte masaya oturuyoruz ve menünün yarısı çoktan bitmiş :) ya sabah açılışına geliceksiniz ya öğlen anladığım kadarıyla, akşam yemek yemek isteyen bizim gibi çıkışta başka bi yerde karnını doyurabilir. Fiyatlar zaten ortalamanın üzerinde yanındaki ikramlar da hem küçük hem ekstra ücretli olunca dolandırılmış gibi hissediyorsunuz. Her yer aynı olucak değil tabi ama basit bi soğana, turşuya, ezmeye para alınması??? Gerçekten tek şiş için ödenen rakamlar ikramları karşılayabilcek boyutta. Örneğin lahana turşusu. 10 küçük dilim lahana turşusu geldi küçük bir tabakta altından milyonlarca biber turşusu çıktı ama ben menüde lahana turşusu yazan şeye para verdim. Değişik bi deneyim :) Ortalama bir şiş 250₺ fakat şişin gramajı yetersiz, böyle yerler göz önündeki kişiler tarafından hypelandığı noktada bi çok değerini kaybediyor. Beni kişisel olarak en rahatsız eden bir diğer şey ÇOK yüksek sesli çalan türküler. Bu kadar küçük, basık ve dar bi ortamda karşımdakini dahi duyamıyorsam rahatsız olurum. Demek ki ekstra yüksek bi sesten bahsediyorum. Sonuçta buraya bi çok kesimden insan kalabalığı geliyor, deneyimlemek için. İnsanların sohbet ederken birbirini duyması gereken bi volume tercih edilmeli. Türkiye’deki en büyük işletme problemi bu malesef, insanlar dükkanlarını kişisel spotify listesi gibi kullanıyor.
İşin özü; denedik. Denedik yani. Kısacası, denedik.
Edit: Restoran sahibi bey beni bambaşka biriyle karıştırmışsınız, ben ne sizinle ne çalışanlarınızla kapı önünde sohbet ettim ne de hamileyim :d Kaldı ki yüzünüze hiç bi şey açıklamak zorunda değilim, paramı ödedim ve herkesin/sizin görebileceği/görebileceğiniz bi yere deneyimimi yazdım. Google yorumları bunun için var. Bu arkanızdan konuşmak değil bu çok dar bi bakış açısı. Çalışan hanımefendiye müziğin sesi çok kısar mısınız dedim biz tam giderken kısıldı, soğan istedik bu az dedik böyle bu dendi. Ben ne yaptığımı ve yapmadığımı biliyorum. Siz kendinize güvenirsiniz açıklamanızı yapar geçersiniz. Bu kadar duygusal olmayın/kişisel algılamayın. Koskoca insanlarız işletmeye yapılan yorumun kişinin kendisine yapılmadığı kesin. Sizin haddinize bi yorum yapmamışım ama siz malesef beni bambaşka biriyle karıştırıp çoluk çocuk inşallah sağlıklı kucak alma falan bişiler anlatmışsınız. Üzücü bi yorum. Herkesin deneyimi bambaşka oluyor ama tüm yorumları okuduğunuzda sizde benimle diğer insanların yazdığı ortak eleştirileri...
Read moreEşim Vedat Millörün önerisiyle biryere götüreceğini söyledi. Önceden randevu alınması gerekiyormuş. Aradık. Whapsaptan size dönüş yapıcaz denildi. 2 saat bekledik . Arayan olmayınca tekrar aradık. Meşgule attılar. Tekrar aradık . Akşam saatine randevu alabildik. Vedat bey önerdiği için tat olarak beklentimiz yüksek tabi. Mekanı az çok videodan gördük. Adı gibi salaş bir mekan. O noktada nötrüz. Yiyeceklere fokuslandık. Muhit olarak geçtiğimiz sokaklardan ötürü sıkıntılı biryer olarak gördüm. Tam ortada bir soba mevcut girer girmez görünce içimiz ısındı. Eski günlerin anısına. Tvde Volkan Konak daha yeni toprağa vermişiz. Değişik bir ortam bir ara bir turist kafilesi geldi. Köpekli bir 7, 8 kişilik aile geldi. Aile ortamına uygun. Her kesimden insan mevcut gibi. Bunun yanı sıra çalışanlar arasındaki koordinasyonsuzluk rahatsız ediciydi. Sipariş alan hanımefendi asabi sert bir yapıya sahipti. Biraz ters bir uslubu var. Anlıyorum bir işletme işletmek zor hararetli bir ortam ama gülücük parayla satılan birşey değil sonuçta. Gülümsemenizi müşterilerinizden eksik etmemenizi öneririm. Bunun içerdeki atmosferle örtüşeceğini düşünüyorum. Mercimek Çorbası içtik. Baya iyiydi. En tatmin edici o olsa gerek gün sonunda. Sipariş olarak kısa bel yağlı kara verdik . Onu sevdik iyiydi öneririm . bunun yanı sıra şeftali kebabını deneyimlemek istedik. İçi bizim için çiğ geldi yiyemedik. .Sakatatlı içli köfteyi beğenmedik. Tadından pek bişey anlayamadık. Üzerine ciğer şiş istedik. O da fena değildi. Ayranı biraz daha ekşi köy ayranı bekledik. Oda bizim için sınıfı geçmedi. Fiyatları uygun buldum. Ama porsiyonları gördükten sonra fikrim değişti. 2 adet yağlı kara 300 küsur 1 adet şeftali kebabı 190 tl. 1 adet sakatat içli köfte 210 tl. Üzülerek pek...
Read more