BABAESKİ KÖPRÜSÜ Babaeski Köprüsü, İstanbul-Edirne asfaltının Babaeski Deresi'nin (Şeytan Dere) geçtiği, Babaeski’nin Lüleburgaz çıkışında yer alır. 1633 (H.1043) yılında 4. Murat Devri'nde yapılmıştır. Anadolu'dan Balkanlar'a giden askeri ve ticaret yolu üzerinde bulunmaktadır. Muntazam kesme taş kaplı, kargir bir köprüdür. Nehir taştığı zaman zedelenmemesi için 6 kemerli köprünün kemer aralarında büyük delikler bulunmaktadır. Nöbet hücreleri birer dantel gibi taş işlemedir. Kuzeydeki nöbet hücresi aslına uygun olarak yeniden yapılmıştır. Halen kullanılmaktadır. Köprünün banisinin kim olduğu bilinmemekle birlikte kitabesinden inşa edildiği tarihi ve “bir kul” tarafından yaptırıldığını anlıyoruz. Evliya Çelebi ise köprüyü yaptıran kişi olarak Çoban Deli Kasım Ağa’yı işaret etmiştir. Rıfat Osman Bey ile Mimar Kemalettin’in köprünün mimari figürleri üzerine yaptığı tespitleri neticesinde belki bir vezir tarafından dönemin sultanına hediye edilmiş olabileceği nakledilse de bu çok da kabul gören bir görüş olmamıştır. Öte yandan köprünün mimarı da bilinmemektedir. Bazı yazarlar yalnış olarak Mimar Davut Ağa’nın ismini zikretse de, köprünün Mimar Sinan eseri olduğunu ileri sürenler gibi bu bilgi de yalnıştır. Zira Mimar Sinan’ın da öğrencilerinden olan Mimar Davut Ağa 1618 yılında selanik’te ölmüştür ve bu köprünün yapımından 15 yıl öncesine denk düşen bir tarihtir. Babaeski Deresi üzerindeki bu taş köprü 72 metre uzunluğunda ve 5,85 metre genişliğindedir. Düzgün işlenmiş kesme taş malzeme kullanılarak yapılmıştır. Evliya Çelebi’nin “yedi gözlü” olarak naklettiği köprünün bugün ancak altı gözü görülebilmektedir. Babaeski Köprüsü altı sivri kemerlidir ve aralarında ikişer taşkın gözü bulunmaktadır. Köprünün menba tarafında ( suyun geliş yönü ) yarım piramit, mansap tarafında ( suyun gidiş yönü ) yarım dairesel selyaranları ve mahmuzları bulunmaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz taşkın gözleri bu selyaranların tepeliğinin iki yanında...
Read moreBabaeski köprüsü kitâbe köşkündeki beş beyitlik manzum kitâbesinden öğrenildiğine göre, 1043’te (1633-34) Sultan IV. Murad zamanında inşa edilmiştir. İstanbul’dan Rumeli içlerine uzanan büyük kervan ve sefer yolunun üstünde olan Babaeski Köprüsü’nün kimin tarafından yaptırıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Kitâbede sözü edilen Sultan Murad’ın “cihad”ı, 1043’te yapılan Lehistan seferi olmalıdır. Ancak, “Bu cisri bir kulu yolunda etti pây-endâz” mısraından anlaşıldığına göre köprü padişah tarafından değil bir “kul”u tarafından yaptırılmıştır.
Köprünün yapıldığı yıllarda yaşamış olan Evliya Çelebi, bu eserin Çoban Veli Kasım Ağa’nın hayratı olduğunu kaydetmektedir. Onun anlattığına göre aslında bir hıristiyan olan Kasım Ağa bu civarda koyun güden bir çobanken müslüman olmuş ve Yeniçeri Ocağı’nda kul kethüdâlığına kadar yükselmiştir. Ancak Sultan Murad zamanında zindana atılan Kasım Ağa, buradan kurtulduğu takdirde vaktiyle koyun güttüğü yerde bir köprü yaptırtmayı adamış ve “halâs olduktan sonra ahdini yerine getürüp dört yüz resmî kîse sarf ederek...” bu köprüyü inşa ettirmiştir. Babaeski Köprüsü 72 m. uzunluğunda ve 5,85 m. genişliğindedir. Evliya Çelebi’nin sayılarını yedi olarak verdiği gözlerden bugün altı tanesi görülebilir. Yedincisinin toprakla dolduğu anlaşılmaktadır. En geniş göz 7,30 metrelik bir açıklığa sahiptir. Taştan korkulukları olan köprünün ortasında kitâbe köşkü bulunmaktadır. Burada sivri kemerin içine, iki yanına rozetler ile lâle kabartmaları işlenmiş olan beş beyitlik mermer kitâbe yerleştirilmiştir. Kitâbenin önünde taştan bir çift baba bulunur; tam karşısında ise bir çıkıntı üstünde bir...
Read moreBabaeski Mimar Sinan Köprüsü, İstanbul Edirne asfaltı üstünde Babaeski’nin Lüleburgaz çıkışındadır. 1633 tarihinde yapılmıştır.
Anadolu'dan Balkanlar'a giden uluslararası ve şehirlerarası ticaret yolu üzerinde bulunmakta olup, bu gün bile hala yoğun bir trafik akışı içindedir.
Muntazam kesme taş kaplı, kargir bir köprüdür. Nehir taştığı zaman zedelenmemesi için 6 kemerli köprünün kemer aralarında sel yaranların her iki tarafında büyük delikler bulunmaktadır. Köprünün ortasında dışa doğru karşılıklı iki adet Nöbet hücreleri dantel gibi taş işlemedir.
Kuzeydeki nöbet hücresi aslına uygun olarak yeniden yapılmıştır. Halen şehrin ana güzergahı üzerinde yoğun bir trafik akışına maruz...
Read more