Ülgün tarihi
Adriyatik kıyısındaki en eski yerleşim yerlerinden biri olan Ülgün MÖ. 5. yüzyılda kuruldu. Romalılar şehri MÖ. 163 yılında İliryalılardan aldı.İşkodra'nın tarih boyu denize açılan limanı Ülgün olmuştur. Türkçe adı Ülgün olan şehrin Arnavutçadaki ismi Ulçin (Ulqin), Karadağca'da ise Ulcinj olarak yazılıp Ulçin diye okunur. İtalyanlar ise şehre Dulcigno derler. Şehrin bu kadar çok ismi olması tarih boyu birçok devletin orada hâkim olmasından kaynaklanan ve Balkanlarda birçok yerde örneğini görebileceğimiz bir durumdur.
Ülgün’de Bar’dan daha çok cami mevcuttur. Müslüman nüfusun oranı da daha fazladır. Ülgün’ün kent olarak nüfusu 10 000, il olarak 20 000 dir. Müslüman nüfus oranı her iki durumda da % 75 oranındadır. Şehir merkezinde de 6-7 kadar cami vardır. Ülgün Belediyesi Arnavutluk'un Berat, Kosova'nın Deçan ve Saraybosna'nın Starigrad şehirleriyle kardeş belediye protokolleri imzalamıştır. Ayrıca 2014 yılında Antalya'nın Serik ilçesi ile de kardeş belediye olmuştur.
Arnavutluk'un birçok şehri Fatih Sultan Mehmed döneminde fethedildiyse de Ülgün 1571 İnebahtı Muharebesi'nden sonra ancak alınabildi. Osmanlı Veziri Semiz Ali Paşa 29 Nisan 1571 tarihinde karadan Dalmaçya sahillerine yönelik seferin idaresini üstlendi. Donanmanın kıyılardaki harekâtına paralel şekilde Venediklilerin kontrolündeki Budva, Bar ve Ülgün kalelerinin fethine katıldı. Kasaba yavaş yavaş Müslümanların çoğunlukta olduğu bir yerleşim yeri hâline geldi. Osmanlılar döneminde hamam, saat kulesi ve çok sayıda cami inşa edildi.
Şehirde gezmeniz gereken ilk mekân, zamanında bir korsan yatağı olan Ülgün Kalesi'dir. Kaleye girdikten sonra, yüzyıllarca Afrika'dan gelen siyahi kölelerin satıldığı Köle Meydanı sizi tarihteki acılara geri götürecek. Ünlü yazar Cervantes'in esir düşüp burada 5 yıl kaldığı bir rivayet ediliyor. Keza göreceğiniz Cervantes heykeli de bir turistik obje gibi duruyor. Dünyaca ünlü Don Kişot romanını da burada yazmıştır. Cervantes’in Dulcinea hakkındaki hikayesinin de aslında Ülgünlü güzel bir kızdan ilham alarak yazdığına dair bir inanış da bulunmaktadır
Tarihte önemli bir figür olan Sabatay Sevi bir müddet Ülgün'de kaldı. Bir Yahudi hahamı iken kendini mesih ilan ettiğinden dolayı Yahudiler tarafından "dinimizi bozuyor" ifadesiyle Padişaha şikâyet edildi. Ancak mahkemede Müslüman olduğunu iddia ederek ölümden kurtuldu. Aziz Mehmed Efendi ismini aldı. Literatürde Sabatay Sevi taraftarlarına "Sabatayist ya da Dönme" adı verilmektedir. Aziz Mehmed Efendi 1673 yılında bir âyin sırasında bir elinde Kur’an, bir elinde Tevrat ile görülmesi kendisinin ve taraftarlarının tam Müslüman olmadıkları kanaati uyandırdığından bir defa daha yargılanarak Ülgün’e sürgün edildi. Kaledeki Balsiç Kulesi'nde tutuklu kalan Sabatay Sevi 1676 yılında öldü. Mezarı büyük ihtimalle Ülgün’de 1900’lü yıllara kadar Aziz Mehmed Efendi’ye nispet edilen bir türbededir. Diğer bir görüşe göre mezarı doğum yeri olan İzmir’e nakledilmiştir.
1878'de Berlin Kongresi sonucunda, Avrupalı güçler Ülgün'ün Karadağ Prensliği'ne devredilmesi için büyük baskılar yaptı. Şehirde yaşayan ve çoğunluğu oluşturan Arnavut nüfus silahlarıyla buna dirense de, Avrupalı güçlerin baskı ve tehditlerine karşı koyamayan Osmanlı Devleti, şehri teslim edebilmek için askeri birliklerini isyancıların üzerine göndermek zorunda kaldı. Osmanlı birliklerinin şehre girişiyle yerel Arnavut nüfus direnişi bırakmak zorunda kaldı. Şehirde kontrolü ele geçiren Osmanlı, Ülgün'ü Karadağ güçlerine teslim etti. Böylece 300 yıldan fazla bir süre devam eden Osmanlı hâkimiyeti sona erdi.
Kalede Ulcinj Korsanları Müzesi, çok önemli tarihi objeler içermese de turistik küçük bir müzedir. Ancak kilise olup Osmanlı'nın fethinden sonra camiye çevrilen ve günümüzdeki Arkeoloji Müzesi'ni mutlaka gezmelisiniz. Şehir içinde Osmanlı eserlerinden Hacı Ali (Lami Camii, 1689), Kılıç Ali Paşa adına 1719'da yaptırılan camii ve yakınındaki hamam (1743) ile Namazgah Camii (1728) ve Saat Kulesi (1754) de mutlaka görmeniz gereken Osmanlı...
Read moreA disaster! 2500 years of history and the place has been mutilated by the people in charge of it now. There is an abandoned concrete and brick building right in the center of it. All of the renovations are made with materials from the local DIY shop, no concern if they fit the scope or the historic accuracy. The place could have been fabulous with the right care and conservation, but it is just another restaurant packed, chaotic mess. Who ever is in charge...
Read moreThere is not too much thing to see and visit. Do not waste your time for here. Casttle is too small and everywhere is cofee shop/restaurant. Beach is so crowded. There is nothing special either.
Parking is an issue. You can not find car parking area. If you find a place, you can not find parking ticket salepoint. Car parking punishment is 14...
Read more