"Zamanın İzinde Bir Sığınak: Cafe Bahçe"
Tarih, bazen bir kahkaha, bazen bir fısıltıyla karşımıza çıkar. İşte tam da böyle bir yerdeyim şimdi: Taşların hikâye fısıldadığı, güllerin zamanı yumuşattığı, suyun şırıltısının geçmişle geleceği buluşturduğu bir köşede… Cafe Bahçe, (Setbaşı'nda) bir zamanların görkemli Nasuh Paşa Hamamı'nın kadınlar bölümüymüş. 15. yüzyılın ihtişamını taşıyan bu duvarlar, yüzyıllara meydan okumuş, sarmaşıkların sevgiyle sarıp sarmaladığı bir harabeye dönüşmüş, ta ki şimdi bir huzur vahası olana kadar.
Su sesi, hiç eksilmiyor burada. Taşların arasından süzülüp gelen şırıltı, kuşların neşeli cıvıltılarına karışıyor.
Güvercinler, çeşmenin başında sıraya dizilmiş, bazen su içiyor, bazen birbirlerini itip kakarak oyunlar oynuyorlar. Radyodan yükselen Edip Akbayram'dan "Aldırma Gönül" sonrasında Sezen Aksu nağmeleri, "Firuze" diyor önce, sonra "Kaybolan Yıllar"… Sanki bu melodiler, bu taşların ruhuna işlemiş gibi.
İçeri adım attığımda, bir Anadolu masalına dalıyorum sanki. Hasır kaplı duvarlar, Türk kilimleri; duvarda asılı bağlama, antika bakır cezve, şahmeran tablosu… Her detay, bir hikâye anlatıyor. Ceylan resmi, sanki gözlerini bana dikmiş, "Hoş geldin," diyor. Burası öyle bir yer ki, tarih kokuyor.
Dışarı çıkıp etrafı seyrediyorum: Osmanlı mimarisinin izleri, kesik taşlar, kırık bloklar… Zamanın yıprattığı ama yok edemediği bir zarafet var. Duvarlarda su kabakları,renkli kuş evleri, topraktan saksılar sıralanmış. Zeminde rengârenk güller, çiçekler… Huzur, tam da böyle bir şey olsa gerek.
Masalarda sevgililer çay yudumluyor, gülüşleri neşeyle havada uçuşuyor. Yalnız gezginler, kendi köşelerinde, sigara dumanını savurup kahvelerini yudumluyor. Ben de sütlü kahvemi bitirdim, şimdi bir demli çayın tadını çıkarıyorum. Kuşlar orkestrası devam ediyor: serçeler, güvercinler ve şimdi bir de guguk kuşu katıldı aralarına.
Burada zaman yavaşlıyor, ruh dinleniyor. Gelirseniz, bir taşın yanına oturun, suyun sesini dinleyin, tarihin fısıltılarını duyun. Belki siz de benim gibi, buraya bir daha vazgeçemeyeceğiniz bir şekilde...
Read moreA very simple cafe with limited options. Communication is a problem for tourists as no one speaks a word of english. Cash only as no card facility. Food quality is average. We were the only customers there, loud Turkish music was playing and could...
Read moreBuraya çok eskiden gitmiştim. Erkek arkadaşımı da götürdüm. 14 Şubat'tı, tam kapatıyormuş sahibi abi, 20 dakikam var dedi, bir bakıp çıkalım en azından diye girdik içeri, bizi öyle güzel ağırladı ki.. bakın tabiki, hatta çaylarınız da benden olsun diye davet etti. Abinin müşterisine olan ilgisi çok hoşumuza gitti. Ve. Bu bize özel bir şey değildi. Beyefendi hep bu şekilde. Yardımseverliği, ilgi, alâkası için çok teşekkür ederiz. Çayımızı içtik, lezzetine söz yok.. kahvesini içmeye de mutlaka gideceğiz. Ortamın huzuru, çalan müziklerin mekâna uyumu çok güzel. Her şey için teşekkürler, sizlerde tercih edin,...
Read more