Kemeraltı’nın en gözde lezzeti Doyuran Manisa Kebabı! Kemeraltı Osmanlı döneminden beri sadece İzmir’in değil, tüm Ege’nin dünyaya açılan kapısıydı.Buradan hareketle çarşıyla özdeşleşen Ege lezzetleri de günümüze kadar ulaştı.Bu lezzetlerden biri de Manisa Kebabı. Kemeraltı’nın özel lezzetlerinden Manisa kebabının hikayesini 1970’den beri Ali Paşa Meydanı’nda hizmet veren Nurettin Usta’yla konuştuk.
Nurettin Bahçıvan, yıllar önce Yugoslavya’dan Manisa’ya gelerek, Manisa’da başladığı kebapçılığı İzmir’e taşıma kararı aldı. 1970 yılında Kemeraltı’nda ‘Doyuran Manisa Kebap Salonu’’nu açtı. O günden beri hem İzmirlinin, hem de İzmir’e yolu düşen yerli yabancı turistlerin gözdesi… Sizin kebabı diğerlerinden ayıran özelliği ne? İzmir’de eşi olmayan şişler bende var. Başladığımdan beri krom-çelik şiş kullanıyorum. Bu şişler hem hijyen hem de lezzet açısından çok önemli. İlk dükkanımı 1964’te Hisarönü’nde açtım. Bu dükkana sonradan geçtim.İzmirliler o günden beri bizi yalnız bırakmadı.
Bir de sahibinden dinleyelim;
"Etin kalitesi çok önemli. Ben hayvanın besisini, ne olduğunu hemen anlarım. İzmir’de tanımadığım kasap yoktur. İlla tek yerden alayım demem.Eti beğenmezsem hemen başka kasaptan alırım. Çünkü ben lezzetimi hep korumak zorundayım. O lezzet değişirse müşterim gelmez. Peki, sizden sonra bu işe kim devam edecek? Üç çocuğumu da okuttum. Oğlanlar yüksek okul bitirdiler, ama baba mesleğine devam ediyorlar. Şimdi onlar da buradalar. Bu işe başladığımdan beri, daha küçüklükten çok adam yetiştirdim. Şimdi büyüdüler. Çocukları oldu. Onlarda burada çalışıyor. Ben tecrübemi herkesle paylaşıyorum. Bu iş paylaşılırsa devam eder. Gelen her müşteriyle siz ilgileniyorsunuz bu da işin bir parçası mı?
Yaşım ilerledi. Artık ocağı ustaya, çalışmayı çocuklarıma bıraktım. Ama ben her gün ceketimi giyer gelirim, müşterimle ilgilenirim. Onlar beni burada görmeye alışkın. Çoğuyla yıllara dayanan dostluğum var. Arayı açanlara hemen ‘Nerelerdesin’ diye hesap sorarım. Sağolsun onlar da beni ararlar. Dün kısa şortuyla annesinin yanında gelenler bugün çocuğuyla geliyor. İşinin başında olmazsan yürümez.Ben her şeyi ilk günkü gibi takip ediyorum."
Manisa Kebabı’nın eti özel. Süt dana etinin sinirleri temizlendikten hiçbir katkı maddesi konmadan hazırlanıyor. Köfte büyüklüğünde hazırlanan kebapların sarıldığı şişler de özel. Paslanmaz çelikten, kebap için imal edilmiş şişler de kullanılıyor. Menüde kebap dışında yer alan piyaz, el yapımı yayık ayranı ve dövülmüş ceviz ve tahinli sosuyla Kemalpaşa tatlısı da müşterilerden...
Read moreNothing could have prepared me for that first bite of Doyuran’s Manisa Kebab. Mind you, I was already impressed by their “meshur piyaz”salad x which was an artful combination of white beans, onions, lemon and olive oil. The perfectly cooked kebabs were laid on a fluffy Turkish “barbari” bread and topped with browned butter, tomato purée and yogurt sauce. Just perfect. The restaurant can only be reached by foot inside the Izmir Bazar. My only regret is that I may never order the other famous “bursa Iskender” that the restaurant is famous for. Highly...
Read moreHaftaiçi şehir dışından gelen bir dostumu orada ağırladım birşeyler yeriz dedim ama gitmez olaydım. Bakmayın yapılan güzel yorumlara sanırım eş, dost yorumları olsa gerek. Sokak şarkıcıların gürültüsünden, dilencilerin bitmeyen isteklerinden yemeğe geçmek mümkün değil. Porsiyonlar aşırı ötesi küçük. Hadi bir buçuk porsiyon olsun dedik ve buranın bir buçuk porsiyonu başka işletmelerin bir porsiyonu kadar anca var. Manisa kepap sözde ama serçe parmağınızdan daha ince ve lezzeti ise gayet vasat ötesi. Asla özelliği olan bir lezzet değil. Masaya minik bir dilim limon ve rokadan başka birşey gelmiyor meze, yancı adına. Hiç sıkılmadan salata, piyaz ister misiniz derken meğer onlar ücretli imiş ekstradan. Yahu rakı balık lokantasımı ki burası mezelerin her birine ayrı fiyat alıyorsunuz. Fiyatlar ise aşırı kazık onu diyeyim. İki kişi o minicik menüye yanına da 2 ayran başka hiçbirşey yok 1230 TL ödedik. Asla parasında değilim ama bu köfteye bu para aşırı fazla. Bir daha ne giderim nede tavsiye ederim. Allah korkusu yok bunlarda. Kazığı dibine kadar hissettiriyorlar. Asla ve asla tavsiye etmem. O köftenin hakkı 250 hadi bilemedin en fazla 300 lira eder. Ömrümüz işimiz gereği ordan oraya koşuşturmaktan malesef hep dışarıda yemek yeme ile geçiyor. Piyasaya hakim bir insan olarak diyorum hem pahalı kazık hem de aşırı...
Read more