Overall: Great for hookah, not great for just drinks. Service: I don’t do hookah but I wanted to experience a traditional Ottoman vibe and found this tucked in half-open air bar to just do drinks. I ordered 4 total, only got 2 (1 was a pre-packaged drink lol) I’m like 45 minutes of waiting. They brought tea out to big groups and those doing hookah so I get that they prioritise more high-value patrons lol. The first server took my order and then never came back. I got the attention of another server, a young lady (maybe my age?) who did get out my 2 drinks for me. I heard her remind the others of my drinks so it’s because of her that I did enjoy some tasty apple tea :) she brought me a water, which I thought was maybe a courtesy for the long wait time. When I went to pay, she pointed me to an old gentleman (maybe the manager) so I gave him the money for my 2 drinks. He pointed to the unopened water bottle in my hand, indicating I didn’t pay enough. I gave him the water back (I didn’t really want it) and left. Atmosphere: It’s a different vibe and full of locals, the hookah seemed to be all sorts of flavors, and definitely a cool experience worth checking out if you’re doing hookah! My experience was just unique because I went to a hookah bar just for tea lololol. There was bits of ash from the hookah that got on my clothes and the rain didn’t work well for the open-air part of the bar (not the store’s fault ofc). Food:...
Read moreBeyazıt’ın hareketli sokaklarında, Sahaflar Çarşısı’nın kitap kokulu dünyasından birkaç adım ötede, Çorlulu Ali Paşa Medresesi’ne vardığımda bir an için zaman duruyor. Bu küçük, taş duvarlı mekân, Osmanlı’nın ilim ve irfan yuvası olmanın izlerini taşıyor. Ancak, avluda yükselen nargile dumanları ve çay kaşıklarının tıkırtıları, bu tarihi dokunun ruhuna gölge düşürüyor. Çorlulu Ali Paşa Medresesi, 1708 civarında, II. Mustafa’nın sadrazamı Çorlulu Ali Paşa tarafından inşa ettirilmiş. Osmanlı’nın klasik mimari üslubuna sadık, mütevazı ama zarif bir yapı. Küçük bir avlunun etrafına dizilmiş talebe odaları, kemerli kapılar ve taş duvarlar, 18. yüzyılın ilim merkezlerini anımsatıyor. Bir zamanlar burada Kur’an, hadis ve fıkıh dersleri yankılanır, gençler medrese sıralarında ilim tahsil edermiş. Avludaki şadırvan, suyun sakin sesiyle talebelerin zihinlerini dinlendirirmiş. 1925’te tekkeler ve medreseler kapatılınca, bu yapı bir süre atıl kalmış, sonra 20. yüzyılda çay bahçesi ve nargile kafe olarak yeniden hayat bulmuş.Bugün medrese, taş kemerleri ve ahşap detaylarıyla hâlâ büyüleyici. Avluda, ahşap masalar arasında nargile içenler, çay yudumlayanlar ve sohbet edenler var. Hafif bir müzik, nargile dumanı ve eski fotoğraflarla süslü duvarlar, tarihle modernliği harmanlıyor. Turistler ve yerliler, bu tarihi mekânda bir mola veriyor; garsonların samimi “Afiyet olsun” sözü, ortamı sıcak kılıyor. Ancak, bu canlılık, medresenin asıl ruhuna ne kadar uyuyor, işte bu tartışılır.
Burası, bir zamanlar talebelerin zihinlerini aydınlattığı bir medrese; şimdi ise bir nargile kafe. Bu dönüşüm, mekâna hem fiziki hem manevi zarar veriyor. Nargile dumanı, taş duvarlara ve ahşap detaylara sinerek tarihi dokuyu yıpratıyor. Sürekli kalabalık, avlunun taş zeminini aşındırıyor; şadırvanın etrafı, çay bardaklarıyla dolup taşıyor. Manevi olarak ise, bir ilim yuvasının bu denli dünyevi bir mekâna dönüşmesi, medresenin ruhunu incitiyor. Burası, bir kütüphane, kültür merkezi ya da eğitim atölyesi olarak kullanılabilecekken, sadece ticari bir işletmeye indirgenmiş.Düşünsenize, bu odalarda gençler yeniden kitap okusa, seminerler düzenlense, Osmanlı’nın ilim geleneği yaşatılsa… Çorlulu Ali Paşa’nın vakfiyesine uygun bir şekilde, medrese bir kültür ocağı olabilirdi. Oysa şimdi, nargile dumanı arasında kaybolan bir tarih var. Bu, sadece medreseye değil, İstanbul’un manevi mirasına...
Read moreDon't be fooled by the name, this is definitely a traditional Turkish cafe with all the trappings of old school feel. What's really interesting abt this place is that it was formally a Madrasa, so it's a wonder how that turned into a traditional cafe where by local folks gather to drink their Turkish coffee and tea while smoking shisha. It's a hidden gem that may look somewhat intimidating as its mostly patronised by Turkish chaps and foreigners are hardly ever present. Introduce by our guide, this gem of a cafe turned out to be one that's quite welcoming and a very useful place to experience local life. The Turkish coffee and tea are top notched.! 😊 Forget about those chained coffee joints, this is one place...
Read more