The Church of St. Nicholas in Perast, Montenegro, is a prominent Roman Catholic church originally built in 1616, replacing an earlier church from 1564. It features a distinctive 55-meter-high bell tower constructed in 1691, which is a major landmark of Perast and offers panoramic views of the Bay of Kotor. In the 18th century, a larger church was constructed behind the original one, designed by Venetian architect Giuseppe Beati, but construction was never completed due to interruptions caused by the Napoleonic Wars. Today, the old and unfinished new churches form a single complex. The church is notable for its Baroque architecture with elements of Romanesque and Renaissance styles. Inside, it houses valuable paintings by local artist Tripo Kokolja and a treasury containing religious artifacts and vestments from the 16th and 17th centuries. Visitors can enter the main worship area for free or pay a small fee to access the domed central room and a museum collection of religious relics. The bell tower is also open for €1, providing stunning views of the surrounding area. Children are not allowed to go up. The Church of St. Nicholas serves not only as a place of worship but also as a symbol of Perast's historical wealth and cultural heritage, making it a must-see attraction...
Read moreUNESCO Dünya mirası listesinde yer alan Perast, Arkeologlara göre Neolitik çağdan beri yerleşimin olduğu bölgede, İlirya, Roma ve Hristiyanlığın ilk dönemlerinden kalma anıtlar bulunmuş. Şehrin de adını 3. yüzyılda bu bölgede yaşamış İlirya kabilesi olan Pirusti’den aldığı düşünülüyor.
1300’lü yıllarda, stratejik öneme sahip St. George Adası’nın Kotor’a bağlı olmasından dolayı Perast küçük bir balıkçı köyü olarak kalmış ve gelişememiş. Şehrin ekonomik, sosyal, kültürel açıdan altın çağını yaşaması ise Venedik döneminde olmuş.
yüzyılda bölgeyi gelecek tehlikelere karşı koruyacak bir duvar şeklinde St. Cross Kalesi inşa edilmiş. Bunun yanında şehrin asil ailelerinin hemen hepsi, evlerinin yanına yaptıkları kalelerden burayı savunmuşlar.
Bu dönemde, bu bölgedeki iki güçlü kuvvet Kotor körfezini paylaşıyordu. Bunlar bir tarafta Osmanlı İmparatorluğu ve diğer tarafta Venedik Cumhuriyeti idi. Perast'ın konumu, bu iki rakip arasındaki sınırda olması nedeniyle kritik hale geldi. Perast'a yerleşenler Venedik Cumhuriyeti'nin tarafındaydı ve Venedik topraklarını savundukları için birçok ayrıcalık elde ettiler. En önemlilerinden biri, bu küçük kıyı kasabasının Avrupa'ya açılan yolunu açan, tüm Venedik pazarlarında vergisiz ticaretti.
Bu ayrıcalığın Perast'ın yerel halkı için ne anlama geldiğini bir düşünün; yeni topraklar keşfetme, çok daha müreffeh ve nüfuzlu ülkeler arasında, o zamana kadar sadece hayal edebilecekleri pazarlarda ticaret yapma fırsatı. Bu gerçekten de bir atılımdı! Dünya Perast'ı ve onun gururlu sakinlerini tanımak üzereydi. Birdenbire yerel halk zenginleşmeye başladı. Bu da kasabaya birçok yatırım yapılmasına neden oldu. Kiliseler ve saraylar pek çok ayrıntıyla inşa edildi. Perast, o dönemdeki bazı Avrupa şehirlerine benzemeye başlamıştı.
Sadece kasabaya yatırım yapmakla kalmadılar, aynı zamanda Perast'ın gelişimi için yepyeni bir sayfa açtılar. Bu, eğitim üzerinde de çalıştıkları anlamına geliyordu. Perast en iyi denizcilik okullarından birine sahipti. O dönemin ünlü isimlerinin birçoğu becerilerini öğrenmek için Perast'a geliyordu. Perastlı erkeklerin çoğu denizciydi, bu nedenle uzun bir süre evlerinden uzakta, denizlerde yelken açıyor, yeni kültürler keşfediyor ve daha gelişmiş ülkelerden eve anılar ve hikayeler getiriyorlardı. Dünyanın diğer ucundaki ülkelerden hediyelik eşyalarla dönerler, eşlerine Kotor koyunda satın alamayacakları giysiler ve mücevherler getirirlerdi.
Kotor'un kültür ve tarih bölgesi olarak adlandırılan Perast, Venedik 1420-1790 yılları arasında hüküm sürdüğü bir coğrafya. Bu dönem boyunca Venedikliler 17 Katolik Kilisesi 16 barok saray 9 savunma kulesi inşa etmiş. Önce Venedikli denizciler ve sonrasında da Rus denizciler 500 yıl boyunca Adriyatik Denizi ve etrafının donanma kulelerini oluşturmuş olan Perast'a gelip buradaki denizcilik okulunda harita bilimi, mühendislik ve denizcilik eğitimi görmüşler. 1941 yılı ve sonrasında 2. Dünya Savaşı döneminde Perast Yugoslavya topraklarına bağlanmış. Yugoslavya'nın dağılmasının ardından Sırbistan-Karadağ'da kalan bölge en sonunda Karadağ'ın 2006 yılında bağımsızlığa kavuşmasıyla birlikte...
Read moreEverything is beautiful there except one thing: people don't pay for the parking to the local "mafia" guys. I don't understant how it can be at this time... Police cars are everywhere at Montenegro, but at the parking places where you can leave car and just go you will meet the ugly "mafia" guys who will try to make money from you in all ways, but no police or other city officiers. The city mayjor are you really don't know this situation?! The guys robbers so many tourists and also you, because they are illegal and unsafe to carry tourists to the island with small boats... it is so easy to eliminate clutter, but for some reason it still works. If nothing changes so maybe everyone tourist must call to police when some ugly guy ask money for the parking...
Read more